9/ 8’LİK MEVSİMLİK İŞÇİLER

9/ 8’LİK MEVSİMLİK İŞÇİLER

HABER TARİHİ: 25 Temmuz 2019
84 Kişi okudu

9/ 8’LİK MEVSİMLİK İŞÇİLER

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını araştırmak amacı ile kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu’na göre;

 

“ Mevsimlik tarım işçisi, kendisinin ya da başkasının tarım alanında ekim, yetiştirme, ilaçlama, hasat gibi tarımsal üretimin herhangi bir aşamasında çalışan, ücretli/ yevmiyeli veya ayni ödeme karşılığı, sözleşmeyle veya sözleşme olmaksızın, o ülkenin vatandaşı ya da göçmen olup sürekli ya da gezici mevsimlik çalışan kişidir. ” tanımlamaktadır.


Terörden veya aşiret kavgalarından kaçan, miras sebebiyle bölünerek yok olan tarım arazileri sebebiyle ellerinde ailelerini geçindirecek hiçbir kaynakları kalmayan, iklimsel koşullar sebebiyle toprakları verimini kaybetmiş, eğitimsizlik gibi sebeplerle kalifiye eleman olarak kendine yer edinemeyen bireyler açısından çoğunlukla en güçlü alternatif olarak “ mevsimlik işçilik ” karşımıza çıkmaktadır.

 

Mevsimlik tarım işçiliği, modern tanımlar içerisinde ele alındığında göçebe yaşam tarzının günümüzdeki son örneklerinden olarak düşünülebilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ortaya konulan verilere göre, kayıt dışılar ve çalışan ailelerin yanlarında gelen çocuklarla birlikte sayıları bir milyonu aşan göçebe işçiler ne şehirli ne de köylü, ne çalışan ne de işsiz olarak var olabilmektedir.

 

Türkiye’nin kırk sekiz ilinde, ortalama dört ay süresince çapa, toplama, kurutma ve serme işlerinde çalışan mevsimlik işçilere örnek olarak Karadeniz’ genelinde fındık, Ege Bölgesi’nde yaş zeytin, Çukurova’da pamuk, Orta Anadolu’da soğan, şekerpancarı ve kayısı ürünlerinin toplanması gösterilebilir.

 

Bu noktada, yukarıda sıralananlar göz önüne alındığında, Roman nüfusu açısından en önemli geçim kaynaklarından biri olarak mevsimlik işçilik karşımıza çıkmaktadır. Bu şekilde hayatını idame ettirmeye çalışan Romanlar adeta göçebe yaşamakta, bu yaşam tarzı ise günümüz yaşam koşulları ile kıyaslandığı zaman hukuki ve psikolojik sorunları beraberinde getirmektedir. İşbu sorunların başında iş kazaları, barınma, yeme - içme, sağlık ve yolculuk şartları gelmektedir.

 

Mevsimlik tarım işçileriyle ilgili bir rapora göre, uzun çalışma saatleri, uykusuzluk, aralıksız çalışma zorunluluğu, banyo ve hatta tuvalete dahi gidilecek alanların bile bulunmaması gibi şartlarda çalışmaktadır. Çocuklar okul dönemlerinin ilk ve son aylarından mahrum kalırken, kadınlar hastalıklarını çadırlarda ve derme çatma evlerde kendi başlarına tedavi etmeye çalışmakta, sürekli seyahat eden ailelerin kız çocuklarının dörtte biri ise okulla hiç tanışma şansı bulamamaktadır.

 

Bunun yanında, tarım alanındaki teknolojik gelişmeler ve ilaç kullanımının yaygınlaşması gibi uygulamalar sonucunda, yeterli korunmaya ve sterilizasyona tabi tutulmayan gruplarda biyolojik kaynaklı olan zehirlenme gibi iş kazaları ve meslek sebepli hastalıkların ortaya çıktığı görülmüştür. Ayrıca özellikle hamile kadınlar için yeni doğan bebekleri ve kadınları ilgilendiren tehlikeler de kendilerini göstermektedirler.

 

Kaldı kı, birçoğunun zorlu çalışma süreçlerinin sonunda ücretlerini alıp alamayacakları, alsalar bile hak ettikleri miktara sahip olup olmayacaklarına dair garanti bulunmaktadır. Bunun nedeni olarak, ülkemizde mevsimlik tarım işçilerinin sigortalanma ve maddi haklarını korumaya adanmış özel yasalar bulunmaması olarak gösterilebilmekle birlikte, sadece bazı yasalar içerisinde kendilerinden bahsedildiğinden çoğu hak ihlali İstinaf Mahkemeleri kararlarıyla ve Yargıtay içtihatlarıyla çözümlenmeye çalışılmaktadır.

 

2011 yılında kabul edilen torba yasa kapsamında sosyal güvenlik kapsamına alınan mevsimlik işçiler, özellikle kıdem tazminatı açısından uygulamada “ kıst yevmiye ” olarak bilinen bir yöntem kullanılarak haklarına bir nebze olsun kavuşturulmaya çalışılmaktadır. Kıdem tazminatı müessesesi normalde bir yılını doldurmuş işçiler açısından uygulanmakta ve kabaca “ bir yıla bir aylık maaş ” hesaplaması olarak özetlenebilecekken, mevsimlik işçiler açısından iş sahibi ile yaptıkları anlaşmadan önce haksız yere işine son verilenler adına “ bir yıla bir ay ” kuralı oranlanarak uygulamakta ve bu yönteme göre hesaplanan kıdem tazminatının haksız yere işine son verilen mevsimlik işçiye ödenmesine karar verilmektedir.

 

Her ne kadar, uygulamada haksızlıkların giderilmesine çalışılsa da yeterli olmamakta, kapsamlı düzenlemelere yer verilmesi gerekmektedir. Tasarılar oluşturulurken coğrafya, cinsiyet, yaş ve etnik köken gibi faktörlerin dikkatle gözden geçirilmesi gerekmektedir.

 

İklim şartlarına uygun ve emniyetli barınma koşullarından bulaşıcı hastalıklara yönelik sağlık taramalarına, çocuklara eğitim sağlanmasından işçilerin yaşadığı geçici yerleşim alanlarına su ve elektrik hizmeti verilmesine kadar birçok iyileştirici düzenlemenin yapılması; yine aynı şekilde, mevsimlik işçilerin göç döneminde güvenliklerinin sağlanması amacıyla göç yolları üstündeki trafik denetimlerinin arttırılması önem arz etmektedir.

 

  Av. Dorukcan DAVUTOĞLU


 

 





ÜYE GİRİŞİ



Google Analytics Kodunu buraya koyun